Aburcuburlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aburcuburlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ekim 2019 Pazar
Ev Yapımı Krokan
EV YAPIMI KROKAN
Malzemeler
* 1 şu bardağı toz şeker
* 1 su bardağı fındık , fıstık ya da fındık kırığı
* 1 tatlı kaşığı tereyağ
1 tavada fındıkları kavurun. Fındıkların kahverengi iç kabukları kavruldukça uçuşacaktır. Bembeyaz hale gelen kavrulmuşfındıkları kenara alın. Ayrı bir tencereye şekeri döküp ısıtın. Bu işlemlerde hep tahta kaşık kullanın. Metal kullanmayın. Zamanla karamelleşen şekere tereyağını ekleyin. En son fındıkları ekleyip karıştırın. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip krokan karışımımızı dökün. Kağıdın yarısını krokanın üzerine kapatıp merdaneyle düzleştirin. O halde soğumaya bırakın. Ilıkken bıçakla kesin. Soğuyunca aynı yerlerden kolay kırılır. Yapımı kolay, çok lezzetli bir tarif. Afiyet olsun.
14 Haziran 2015 Pazar
Ev Yapımı Cips
Daha önce Fatoş'un blogunda evde cips yapımını görmüştüm. Katıldığımız bir etkinlikte çok pratik olduğunu, kesinlikle denemem gerektiğini söyledi. " Çınar'a deneyelim mi? " diye sorduğumda havalara uçtu, Fatoş'un kızıyla yaşadığı mutluluğu bizde oğlumla paylaştık.
EVDE CİPS YAPIMI
Malzemeler:
* 1 yufka
* 3 çorba kaşığı sıvıyağ
* 1 tatlı kaşığı dolusu biber salçası
* Kekik
* Nane
* Tuz (biber salçanız tuzluysa koymayın)
Bir yufkayı açın. Pizza kesici ile şeritler halinde kesin. Sonra zigzaglar çizerek doritos gibi üçgenler çıkarın.
Yağ, salça ve baharatları karıştırın. Üçgenlerin iki yüzeyini bu karışıma bulayıp tepsiye dizin. 180 derecede 10 dakikada pişiyorlar. İsterseniz yanına yoğurt ve naneyle dip sosta hazırlayabilirsiniz. Biz sade olarak tükettik. Afiyet olsun.
9 Nisan 2014 Çarşamba
Evde Pizza
EVDE PIZZA
Malzemeler
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı şeker
* 3 - 4 bardak un (aldığı kadar)
* Ilık su
* Instant maya
Üzeri Için
* 2-3 biber
* 2 diş sarımsak
* 1 yemek kaşığı domates salçası
* 1 çay bardağı ılık su
* Yarım kangaldan fazla sucuk
* 2 domates
* 2 su bardağı dolusu kaşar peyniri rendesi
* Kekik ve reyhan
Hamur malzemesini elde ekmek hamuru gibi yoğurun. Dinlenmesi için hamuru sarıp yaklaşık 2 saat bekletin. Hamur bu süre zarfında üç katına çıkacaktır.
Yarım çay bardağı ılık suda salçayı eritin. İçine ince kıyılmış sarımsağı ekleyin. Yağlanmış tepsiye hamuru yayın ve salçalı sosu yedirin. Üzerine rendelenmiş kaşar peynirinin yarısını yayın. Sucuk parçaları, mısır, biber ve domates halkalarını dizin. Istediğiniz baharatları ilave edin. Fırında 200 derecede 20 dakika pişirin. Son beş dakikasında fırından çıkarıp kaşar peyniri katın.
Uzun zamandır pizza yemeyen bizler hapur hupur bitirdik.
Afiyet olsun.
9 Kasım 2013 Cumartesi
Çınar İçin Kabak Çekirdeği
Çınar, eskiden beri pek sebze yemez. Birçok konuda yardımcı olması için kuruyemişleri kullanırım. Nohut yemezden önce leblebi yedirmek gibi. Yalvaç pazarında gezerken gördüğüm, koca kabağı aldığımda aklımda arka planda farklı hesaplar vardı.
Kabak yemiyorsa, çekirdeğini yediririm dedim.
Çıkan çekirdekleri yıkayıp 3 gün kuruttum. Akşamları biraz biraz çitlemeye başladık. Kabakların içide boşa gitmedi. Bir tepsi mücvere dönüştü. Denemek isteyenler pazarda koca kabaklara baksın.
21 Eylül 2012 Cuma
CACIK
Cacık yaz aylarının vazgeçilmezidir. Tüm bileşenleri lezzetli: yoğurt, salatalık ve sarımsak.
Bölgesine göre sunumu ya da baharatı değişebiliyor. Bazı yerlerde illa üzerinde zeytinyağı olur. Bazen de sumak ve nane karışımı bulunur. Bu lezzetli yiyeceği oğlum bir türlü yemiyor. Nasıl yedirsem, ne yapsam diye düşünürken, kendimi bu konuda yormamaya karar verdim. Etrafımda cacık sevmeyen tek bir kişi yok. Yapmam gereken şeyin en doğru cacığı yapıp, sunmak olduğuna karar verdim. Doğruyu görsün, şimdi yemesin, ileride eninde sonunda sevecek. O zaman geldiğinde orjinalin nasıl olduğunu bilsin yeter. Değil mi?
CACIK
Malzemeler:
- Her kase için bir salatalık
- Yoğurt
- Sarımsak
- Zeytinyağı
- Sumak ve nane
Salatalıkların kabuklarını soyun ve bıçakla incecik kıyın. Sarımsaklı yoğurtla birleştirin. Kaselere dağıttıktan sonra zeytinyağ gezdirin, sumak ve naneyle servis edin.
Can alıcı iki noktadan biri salatalıkları rendelememektir. Rendelenmişi de tüketilir, ancak tercih edilmez. Elde kıyılmış olan önceliklidir. Yoğurt seçiminde kese yoğurdu tercih edilir. Konsantre olmasının yanı sıra farklı aroması cacığa ve mezelere yakışır. Sızma zeytinyağı aroma kazandırır. Sumak ekşilik, nane hoş koku verir.
29 Aralık 2011 Perşembe
Zencefilli Şekerleme

Aslı Abla'nın zencefilli şekerlemesini geçen yıl demiştik. Bu yıl annem tadını özledi ve yine yaptı. Havaların soğuduğu şu günlerde kendi zencefil şekerinizi yapabilirsiniz. Sevgiler.
29 Nisan 2011 Cuma
Fırında Patates
Merhabalar,
Bu aralar Çınarcık yine hasta. Bu kış daha fazla sürerse, oğlumun ciğerleri hepten bitap düşecek. Ne yapacağımızı bilemedik. İlaçlar-hastalık ikilisi içinde iştahı da iyice düştü. İştahsızlıktan hasta oluyor, hasta olunca iştahsızlaşıyor. Böyle bir kısır döngü içindeyiz. Evde yoğurt yapmaya başlamam iyi oldu. "Anne yoğurdumuzdan ayran yapalım." diyip, hemen her akşam bir bardak ayran içiyor. Bağırsak florasını düzenleyeceğini ve onu tok tutacağını düşünüyorum. Yanındaysa oldukça soft şeyler (makarna ve kuru ekmek gibi) şeyler yiyor. Patates kızartmasına alternatif olarak fırında baharatlı patates denedim. Onun için bir değişiklik oldu, küçük bir kase yedi. Tabiiki yanında ayranla. UHT sütten yaptığım cıvık yoğurtlar işe yarıyor. Ayran yaparken yoğurdu sulandırırdım. Artık gerek kalmıyor. Ona daha fazla yoğurt yedirmiş oluyorum. Biraz tuzlayıp, azıcık seyreltmem ayran yapımı için yeterli.

FIRINDA PATATES
- 1 kg patates
- Zeytinyağı
- Kekik, kimyon, karabiber,köri gibi baharatlar
- Tuz
- Yarım çay bardağı süt

Patatesleri kabaca doğrayıp, süt hariç tüm malzemeyle ovun. Borcama serip, üzerine sütü dökün. 180 derecede yarım saatte pişiyor. Ara ara alt üst edip, homojen pişme sağlayın. Yoksa altta kalanlar haşlak, üsttekiler gevrek kalıyor.
Süt hem lezzeti artırıyor, hemde patateslerin iç yapısını kumlu hale getiriyor. Ayrıca patatesler sütü çekiyor, yağ dışarıda kalıyor. Boğazsız herkes için iştah açıcı, sağlıklı bir çeşni. Yemeklerin yanınada ikram edilebilir. Afiyet olsun.
Not: Bugün öğlen yine Figen ve Ozan'la Fisho'ya gidip balık yedik. Haftada birgün orada balık yemezsek olmaz oldu. Forum'da arkadaşım Dilan'la karşılaştık. Kipa'da bu iki gün %50 indirim varmış. Kipa'dan kremlerimizi, ojelerimizi aldık. İhtiyacı olanlara duyurulur. Sevgiler.
Bu aralar Çınarcık yine hasta. Bu kış daha fazla sürerse, oğlumun ciğerleri hepten bitap düşecek. Ne yapacağımızı bilemedik. İlaçlar-hastalık ikilisi içinde iştahı da iyice düştü. İştahsızlıktan hasta oluyor, hasta olunca iştahsızlaşıyor. Böyle bir kısır döngü içindeyiz. Evde yoğurt yapmaya başlamam iyi oldu. "Anne yoğurdumuzdan ayran yapalım." diyip, hemen her akşam bir bardak ayran içiyor. Bağırsak florasını düzenleyeceğini ve onu tok tutacağını düşünüyorum. Yanındaysa oldukça soft şeyler (makarna ve kuru ekmek gibi) şeyler yiyor. Patates kızartmasına alternatif olarak fırında baharatlı patates denedim. Onun için bir değişiklik oldu, küçük bir kase yedi. Tabiiki yanında ayranla. UHT sütten yaptığım cıvık yoğurtlar işe yarıyor. Ayran yaparken yoğurdu sulandırırdım. Artık gerek kalmıyor. Ona daha fazla yoğurt yedirmiş oluyorum. Biraz tuzlayıp, azıcık seyreltmem ayran yapımı için yeterli.

FIRINDA PATATES
- 1 kg patates
- Zeytinyağı
- Kekik, kimyon, karabiber,köri gibi baharatlar
- Tuz
- Yarım çay bardağı süt

Patatesleri kabaca doğrayıp, süt hariç tüm malzemeyle ovun. Borcama serip, üzerine sütü dökün. 180 derecede yarım saatte pişiyor. Ara ara alt üst edip, homojen pişme sağlayın. Yoksa altta kalanlar haşlak, üsttekiler gevrek kalıyor.
Süt hem lezzeti artırıyor, hemde patateslerin iç yapısını kumlu hale getiriyor. Ayrıca patatesler sütü çekiyor, yağ dışarıda kalıyor. Boğazsız herkes için iştah açıcı, sağlıklı bir çeşni. Yemeklerin yanınada ikram edilebilir. Afiyet olsun.
Not: Bugün öğlen yine Figen ve Ozan'la Fisho'ya gidip balık yedik. Haftada birgün orada balık yemezsek olmaz oldu. Forum'da arkadaşım Dilan'la karşılaştık. Kipa'da bu iki gün %50 indirim varmış. Kipa'dan kremlerimizi, ojelerimizi aldık. İhtiyacı olanlara duyurulur. Sevgiler.
2 Şubat 2011 Çarşamba
Zencefil Şekerlemesi
Merhabalar,
Aslı Hanım 'ın zencefilli şekerlemelerini merak ettim. Aslında böyle yoğun tatlar pek bana göre değildir. Özellikle zencefil bana küçüklüğümün hastalıklarını, bala karıştırıp annem ve ananemin zor yedirdikleri günleri hatırlatır. Geçen yıl kız kardeşim Deniz, hasta olmayalım diye toz zencefil almış. Aslı Hanım'ın şekerleme tarifini okuyuncaya kadar unutmuş, gitmiştim ben onu. Yazıyı okuyunca beni,bir zencefil merağı sardı. Migros'tan taze zencefil aldım. Daha önce kurutulmuş zencefil ithalatı esnasında yamru yumru, fildişi renkli bütün zencefiller görmüştüm. Tazesini alırken yanımda reyon görevlisi geldi. "Ay bunu nasıl yiyorsunuz, berbat birşey. Çok acı." diye yakındı. Bende ilk defa aldığımı, gördüğüm bir tarife bakarak yapacağımı, kaynatarak acılığını alacağımı söyledim. "Yemesek olmaz mı?" sorusuna beraber güldük. Demek halk arasında bu bir sorunmuş.

ZENCEFİLLİ ŞEKER
Malzemeler:
- 100-150 gr zencefil (bir iri tane bize yetti)
- 1 su bardağo toz şeker
- Tuz

Zencefili alıp, incecik kabuklarını soyun. Daha soyarken kokusu ellerinize siniyor. Oldukça sulu bir baharat, ananas gibi. Tadını merak edip, şöyle bir çimdik ısırdığımda aroması tüm ağzıma yayıldı. O sululuktan beklenmeyecek bir aroma barındırıyor. İncecik, olabildiğince verev doğrayın. Küçük bir tencerede sadece suyla haşlayın. 10 dakika kaynasın, suyu döküp yeni su ekleyin. 10 dakika daha kaynasın. Bu şekilde 4 kere kaynatın (acılığının çıkması için). Küçük bir tencerede tuz, şeker ve bir bardak suyla basit şurup hazırlayın. Haşlak zencefilleri bu şerbete atın ve 20 dakika daha haşlansın. Tencereden süzmeden, kapağını kapatarak bir gün bekletin (ben bir gün beklettim, orjinal tarifte 3-4 saat bekletmenin yeterli olacağı söyleniyor). Ardından taneleri toz şekere bulayın.
Bence tadı fena değil. Özellikle annem çok beğendi. Natur Drops marka zencefilli şeker piyasada satılıyor. Evde, yakınınızda zencefil seven varsa, yapıp hediye edebilirsiniz. Merakla başlayan zencefil şekerlemesi, bana değişik lezzetler ve faydalı bilgiler bıraktı. Daha önce taze zencefil hiç kullanmamıştım. Geçenlerde yaş pastada denedim ve bence çok güzel oldu. Sanırım bu aralar çikolatadan ve vanilyadan biraz sıkıldım. Hoş kokulu, değişik bir lezzet oldu. Zencefilli ürünleri tavsiye ederim. Afiyet olsun.
Zencefil hakkında bilgi edinmek için tıklayın
Aslı Hanım 'ın zencefilli şekerlemelerini merak ettim. Aslında böyle yoğun tatlar pek bana göre değildir. Özellikle zencefil bana küçüklüğümün hastalıklarını, bala karıştırıp annem ve ananemin zor yedirdikleri günleri hatırlatır. Geçen yıl kız kardeşim Deniz, hasta olmayalım diye toz zencefil almış. Aslı Hanım'ın şekerleme tarifini okuyuncaya kadar unutmuş, gitmiştim ben onu. Yazıyı okuyunca beni,bir zencefil merağı sardı. Migros'tan taze zencefil aldım. Daha önce kurutulmuş zencefil ithalatı esnasında yamru yumru, fildişi renkli bütün zencefiller görmüştüm. Tazesini alırken yanımda reyon görevlisi geldi. "Ay bunu nasıl yiyorsunuz, berbat birşey. Çok acı." diye yakındı. Bende ilk defa aldığımı, gördüğüm bir tarife bakarak yapacağımı, kaynatarak acılığını alacağımı söyledim. "Yemesek olmaz mı?" sorusuna beraber güldük. Demek halk arasında bu bir sorunmuş.

ZENCEFİLLİ ŞEKER
Malzemeler:
- 100-150 gr zencefil (bir iri tane bize yetti)
- 1 su bardağo toz şeker
- Tuz

Zencefili alıp, incecik kabuklarını soyun. Daha soyarken kokusu ellerinize siniyor. Oldukça sulu bir baharat, ananas gibi. Tadını merak edip, şöyle bir çimdik ısırdığımda aroması tüm ağzıma yayıldı. O sululuktan beklenmeyecek bir aroma barındırıyor. İncecik, olabildiğince verev doğrayın. Küçük bir tencerede sadece suyla haşlayın. 10 dakika kaynasın, suyu döküp yeni su ekleyin. 10 dakika daha kaynasın. Bu şekilde 4 kere kaynatın (acılığının çıkması için). Küçük bir tencerede tuz, şeker ve bir bardak suyla basit şurup hazırlayın. Haşlak zencefilleri bu şerbete atın ve 20 dakika daha haşlansın. Tencereden süzmeden, kapağını kapatarak bir gün bekletin (ben bir gün beklettim, orjinal tarifte 3-4 saat bekletmenin yeterli olacağı söyleniyor). Ardından taneleri toz şekere bulayın.
Bence tadı fena değil. Özellikle annem çok beğendi. Natur Drops marka zencefilli şeker piyasada satılıyor. Evde, yakınınızda zencefil seven varsa, yapıp hediye edebilirsiniz. Merakla başlayan zencefil şekerlemesi, bana değişik lezzetler ve faydalı bilgiler bıraktı. Daha önce taze zencefil hiç kullanmamıştım. Geçenlerde yaş pastada denedim ve bence çok güzel oldu. Sanırım bu aralar çikolatadan ve vanilyadan biraz sıkıldım. Hoş kokulu, değişik bir lezzet oldu. Zencefilli ürünleri tavsiye ederim. Afiyet olsun.
Zencefil hakkında bilgi edinmek için tıklayın
29 Aralık 2010 Çarşamba
Martha Stewart Usülu Kestane Kebap
Merhabalar,
Çınar geçen hafta hastayken ona ne pişireceğimizi şaşırmıştık. Ne yaparsak yapalım oğlum yemedi. Ama bu uğraşımızda (dikkatinizi çekeyim, çoğul yazıyorum) eşimin desteği çok oldu. Markete gittiğinde, belki yer diye nar ve kestane almış. Düşüncesi çok hoşuma gitti. Geçenlerde eve geldiğimde onu Martha Stewart Show izlerken buldum. Eşim gibi bir maçonun Martha’yla ne işi olabilirdi ki? Oturdum yanına, meğer Martha kestane yapım teknikleri anlatıyormuş. Bizim evin kestanecisi eşimdir. Kestane kebap yapmayı ondan öğrendim. Püf noktası kestaneyi çizdikten sonra soğuk suda en az yarım saat bekletmek. Bu sayede kabukların içine işleyen su, daha kolay ayıklamayı sağlıyor. Bu şekilde yıllarca kestane pişirdik, taki Martha’ya kadar. O, kestaneleri çapraz işaretlememiz gerektiğini söylüyor. Böylece mektup gibi kabuklar açılıyor ve içinden hiç şekli bozulmadan, tane, olduğu gibi çıkıyor. Bu sayede artık kırıntı kestane kalmıyor. Çok güzel değil mi? Yurt dışında ceviz kıracağı gibi bir aletle tek tek kestaneleri koyup çizebiliyormuşsunuz. Ben web de aradım bulamadım. Merak eden varsa, Martha izlesin :)

KESTANE KABAP
Malzemeler:
- İstediğiniz kadar kestane
- Soğuk su

Kestaneleri çarpı şeklinde çizip, soğuk suda en az otuz dakika bekletin. Döküm bir kapta - bence en uygunu tost makinesinin içinden çıkan siyah kap- orta ateşte pişirin. Afiyet olsun.
ÖNEMLİ NOT: Google 'la "kestane çizici" yazıp aratmayın, ayıpçı şeyler çıkıyor. Ben bizim bilgi işlemde, yasaklılar grubuna bu vesileyle girmiş olabilirim.
Çınar geçen hafta hastayken ona ne pişireceğimizi şaşırmıştık. Ne yaparsak yapalım oğlum yemedi. Ama bu uğraşımızda (dikkatinizi çekeyim, çoğul yazıyorum) eşimin desteği çok oldu. Markete gittiğinde, belki yer diye nar ve kestane almış. Düşüncesi çok hoşuma gitti. Geçenlerde eve geldiğimde onu Martha Stewart Show izlerken buldum. Eşim gibi bir maçonun Martha’yla ne işi olabilirdi ki? Oturdum yanına, meğer Martha kestane yapım teknikleri anlatıyormuş. Bizim evin kestanecisi eşimdir. Kestane kebap yapmayı ondan öğrendim. Püf noktası kestaneyi çizdikten sonra soğuk suda en az yarım saat bekletmek. Bu sayede kabukların içine işleyen su, daha kolay ayıklamayı sağlıyor. Bu şekilde yıllarca kestane pişirdik, taki Martha’ya kadar. O, kestaneleri çapraz işaretlememiz gerektiğini söylüyor. Böylece mektup gibi kabuklar açılıyor ve içinden hiç şekli bozulmadan, tane, olduğu gibi çıkıyor. Bu sayede artık kırıntı kestane kalmıyor. Çok güzel değil mi? Yurt dışında ceviz kıracağı gibi bir aletle tek tek kestaneleri koyup çizebiliyormuşsunuz. Ben web de aradım bulamadım. Merak eden varsa, Martha izlesin :)

KESTANE KABAP
Malzemeler:
- İstediğiniz kadar kestane
- Soğuk su

Kestaneleri çarpı şeklinde çizip, soğuk suda en az otuz dakika bekletin. Döküm bir kapta - bence en uygunu tost makinesinin içinden çıkan siyah kap- orta ateşte pişirin. Afiyet olsun.
ÖNEMLİ NOT: Google 'la "kestane çizici" yazıp aratmayın, ayıpçı şeyler çıkıyor. Ben bizim bilgi işlemde, yasaklılar grubuna bu vesileyle girmiş olabilirim.
6 Temmuz 2010 Salı
Mısır
Merhabalar,
Bugün İzmir gerçekten çok sıcak. Öğleden sonra Torbalı yolcusuyum ve elimde oldukça ağır bir iş programı var. Artık iş yerinde öğlen yemeği bile zar zor yer olduk. İş deyince aklıma bu aralar bir ofisten çok, depolar ya da limanlar geliyor.
Neyse... Aslında bunlardan bahsetmek istemiyordum. Bahsetmek istediğim esas şey bu aralar pazarda en çok bulunan, lezzetli mısırlar. Yazın en güzel yanlarından biri mısır yiyebilmek. Yemek sitelerinde çok güzel tarifler var. Ama böyle pratik şeyler sanki yazmıyor.. Çalışan bir anne, mutfağında akşam için karnıyarığı 20 dk. hazırlayamaz. Ama eve geldiğinde mısırları hemen kavuzundan ayırıp, düdüklüye koyabilir. Akşam yemeğında bol salata ve köftenin yanında sıcak mısır yemek ev halkının hoşuna gidebilir. Biz genelde millet olarak, öğünde mısır pek tüketmiyoruz. Oysa oldukça lezzetli, doyurucu ve pratik.

HAŞLANMIŞ MISIR
- Düdüklü tencerenizin alabileceği kadar mısır
- 1 su bardağı su
- 1 tatlı kaşığı tuz
Mısırları düdüklüye bazısını bütün bırakarak, bazısını kırarak koyun. Üzerine suyu ve tuzu ilave ederek kapağını kapatın. Basınca ulaştıktan sonra 20 dakika pişirin. Haşlarken tuz koymak mısırı daha lezzetli yapıyor.
Yarın görüşürüz.
Bugün İzmir gerçekten çok sıcak. Öğleden sonra Torbalı yolcusuyum ve elimde oldukça ağır bir iş programı var. Artık iş yerinde öğlen yemeği bile zar zor yer olduk. İş deyince aklıma bu aralar bir ofisten çok, depolar ya da limanlar geliyor.
Neyse... Aslında bunlardan bahsetmek istemiyordum. Bahsetmek istediğim esas şey bu aralar pazarda en çok bulunan, lezzetli mısırlar. Yazın en güzel yanlarından biri mısır yiyebilmek. Yemek sitelerinde çok güzel tarifler var. Ama böyle pratik şeyler sanki yazmıyor.. Çalışan bir anne, mutfağında akşam için karnıyarığı 20 dk. hazırlayamaz. Ama eve geldiğinde mısırları hemen kavuzundan ayırıp, düdüklüye koyabilir. Akşam yemeğında bol salata ve köftenin yanında sıcak mısır yemek ev halkının hoşuna gidebilir. Biz genelde millet olarak, öğünde mısır pek tüketmiyoruz. Oysa oldukça lezzetli, doyurucu ve pratik.

HAŞLANMIŞ MISIR
- Düdüklü tencerenizin alabileceği kadar mısır
- 1 su bardağı su
- 1 tatlı kaşığı tuz
Mısırları düdüklüye bazısını bütün bırakarak, bazısını kırarak koyun. Üzerine suyu ve tuzu ilave ederek kapağını kapatın. Basınca ulaştıktan sonra 20 dakika pişirin. Haşlarken tuz koymak mısırı daha lezzetli yapıyor.
Yarın görüşürüz.
21 Nisan 2010 Çarşamba
Afyon'dan sonra Ankara
Merhabalar,
Yıllık izinde olduğum için bu hafta düzenli yazamadım. Başlıktanda anlaşılacağı üzere Piknikten sonra Afyon'a gittim. Dün akşam itibariylede başkent Ankara'dayım. Başkent Ankara demezsem, Ankara'ya olan inancım iniyor. İzmir'den geldikten sonra Ankara bana köy geliyor. Hemde örfüyle anenesiyle, trafiği, alkolsüz marketi, tek düze giyimiyle herşeyiyle köy geliyor. Başkent Ankara demezsem, hiçbirşey diyemiyorum. Ünvan sayesinde benden saygı kazanıyor. Bu tatil benim için tam köy tatili oldu. Afyon'da Heybeli Kaplıcalarında 4 gün kaldık. Lüks bir villa kiralamıştık, ancak ananem bizden önce gitmiş ve villayı gezmiş. Çocuk için uygun olmadığına karar vermiş ve başka bir villa kiralamış. Bir gittikki ne görelim? 1960 model bir ev. Eşyalarda öyle... yani antika değil, bildiğiniz eski eşya. Gardrobın suntası yırtık, kanepe şu eski çekyat çıkmadan önce kullanılan teee babannemlerde fi zamanında olan birşey. Ama ananemin dediği gibi "düz ayak", "önü açık", "içindeki banyo ve havuz çocuk için uygun", " doğa ile içiçe" vb. vb. Bütün gün verandada oturup geçen trenleri izledik oğlumla. Bir çoban koyunlarını geçirdi önümüzden. 2 tane kediyle çok iyi anlaştı oğlum. Hiç böyle birşey görmemiştim. Kediler aileydi. Karı-kocaydılar. Onlara süt verdik. Yemeklerimizi paylaştık. Gece uyuyacağımız sırada pencereyi kapatırken bir kedi ciyaklaması duyduk. Meğer bayan kedi hamileymiş, bizim pencerenin önünde doğurmuş. Aman bir anne dayanışması yaptık, çocuklarımızda anlaştı :) Benim için değişik bir maceraydı. Sonra sakladılar yavrularını bizden. Anne ve baba kediyi gördük, arkadaşlık ettik hep. Çınarcıkta kedileri her gördüğünde "Kedi beni tanıdın mı? Ben Çınar" dedi durdu. Öğlen için yaptığımız kısır arttığında kedilere verdik, onlara kargalar eşlik etti. Çöpün kenarına baktım sadece soğanlar kalmış. birinin çöpü nasıl başkasına yemek olabiliyor... Ve bir varlığın mutluluğu nasıl başkasına mutluluk verebiliyor gördük.
Şimdiyse Ankara'dayız. Aile görüşmelerimiz devam ediyor. Dayılarla, amcalarla, halalarla olmak güzel. Çınarla bugün mısır patlattık. Bugünkü tarifim başka yerlerde pek bulunamaycak bir tarif: Patlamış Mısır :)
PATLAMIŞ MISIR
Malzemeler
- Azıcık çiçek yağı (çelik tencerenin yüzeyini kaplayacak kadar)
- 1 çay kaşığı tuz
- 2 Avuç cin mısırı
Üzeri için;
- 1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
- Toz biber
Ben mısır patlatmayı 25 yaşında Ağrı'da görev yaparken Aysun'dan öğrendim. Tarifi geliştirdim :) Çelik tencerenin yüzeyini kaplayacak kadar sıvı yağ koyun(Eskiden sıvı margarin vardı. En güzel onunla oluyordu. ).Üzerine tuzu ilave edip ocakta ısıtın. Tuzun tamamı erimez ama yağda biraz eritin. Mısırları ilave edip kağıt havlu koparıp tencere ile kapağının arasına sıkıştırın(Benim ilavem işte bu kağıthavlu). Bu sayede uçan su buharı ve yağı kağıt havlu tutar, aşağı geri göndermez. Daha gevrek, yumuşamamış mısırlarınız olur. Sallaya sallaya ocakta pişirin. Ne kadar sallayarak patlatırsanız o kadar tuza bulanırlar. Süper mısırlarınız hazır :)
Biz Çınarla böyle tüketmeyi seviyoruz. Çayın yanına çok güzel oluyor. İsterseniz patlamış mısırları bir fırın tepsisine yayıp üzerine kaşar+toz biber karışımı dökebilirsiniz. Fırında kaşar eriyince güzel bir mısır cipsi oluyor. Biz Çınarla bu şekilde yiyemiyoruz. Çünkü oğlum peynir yemiyor. Değişik bir tarif ama. Kaşara patlamış mısırı sarmak güzel oluyor.
Afiyet olsun :)
Yıllık izinde olduğum için bu hafta düzenli yazamadım. Başlıktanda anlaşılacağı üzere Piknikten sonra Afyon'a gittim. Dün akşam itibariylede başkent Ankara'dayım. Başkent Ankara demezsem, Ankara'ya olan inancım iniyor. İzmir'den geldikten sonra Ankara bana köy geliyor. Hemde örfüyle anenesiyle, trafiği, alkolsüz marketi, tek düze giyimiyle herşeyiyle köy geliyor. Başkent Ankara demezsem, hiçbirşey diyemiyorum. Ünvan sayesinde benden saygı kazanıyor. Bu tatil benim için tam köy tatili oldu. Afyon'da Heybeli Kaplıcalarında 4 gün kaldık. Lüks bir villa kiralamıştık, ancak ananem bizden önce gitmiş ve villayı gezmiş. Çocuk için uygun olmadığına karar vermiş ve başka bir villa kiralamış. Bir gittikki ne görelim? 1960 model bir ev. Eşyalarda öyle... yani antika değil, bildiğiniz eski eşya. Gardrobın suntası yırtık, kanepe şu eski çekyat çıkmadan önce kullanılan teee babannemlerde fi zamanında olan birşey. Ama ananemin dediği gibi "düz ayak", "önü açık", "içindeki banyo ve havuz çocuk için uygun", " doğa ile içiçe" vb. vb. Bütün gün verandada oturup geçen trenleri izledik oğlumla. Bir çoban koyunlarını geçirdi önümüzden. 2 tane kediyle çok iyi anlaştı oğlum. Hiç böyle birşey görmemiştim. Kediler aileydi. Karı-kocaydılar. Onlara süt verdik. Yemeklerimizi paylaştık. Gece uyuyacağımız sırada pencereyi kapatırken bir kedi ciyaklaması duyduk. Meğer bayan kedi hamileymiş, bizim pencerenin önünde doğurmuş. Aman bir anne dayanışması yaptık, çocuklarımızda anlaştı :) Benim için değişik bir maceraydı. Sonra sakladılar yavrularını bizden. Anne ve baba kediyi gördük, arkadaşlık ettik hep. Çınarcıkta kedileri her gördüğünde "Kedi beni tanıdın mı? Ben Çınar" dedi durdu. Öğlen için yaptığımız kısır arttığında kedilere verdik, onlara kargalar eşlik etti. Çöpün kenarına baktım sadece soğanlar kalmış. birinin çöpü nasıl başkasına yemek olabiliyor... Ve bir varlığın mutluluğu nasıl başkasına mutluluk verebiliyor gördük.
Şimdiyse Ankara'dayız. Aile görüşmelerimiz devam ediyor. Dayılarla, amcalarla, halalarla olmak güzel. Çınarla bugün mısır patlattık. Bugünkü tarifim başka yerlerde pek bulunamaycak bir tarif: Patlamış Mısır :)
PATLAMIŞ MISIR
Malzemeler
- Azıcık çiçek yağı (çelik tencerenin yüzeyini kaplayacak kadar)
- 1 çay kaşığı tuz
- 2 Avuç cin mısırı
Üzeri için;
- 1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
- Toz biber
Ben mısır patlatmayı 25 yaşında Ağrı'da görev yaparken Aysun'dan öğrendim. Tarifi geliştirdim :) Çelik tencerenin yüzeyini kaplayacak kadar sıvı yağ koyun(Eskiden sıvı margarin vardı. En güzel onunla oluyordu. ).Üzerine tuzu ilave edip ocakta ısıtın. Tuzun tamamı erimez ama yağda biraz eritin. Mısırları ilave edip kağıt havlu koparıp tencere ile kapağının arasına sıkıştırın(Benim ilavem işte bu kağıthavlu). Bu sayede uçan su buharı ve yağı kağıt havlu tutar, aşağı geri göndermez. Daha gevrek, yumuşamamış mısırlarınız olur. Sallaya sallaya ocakta pişirin. Ne kadar sallayarak patlatırsanız o kadar tuza bulanırlar. Süper mısırlarınız hazır :)
Biz Çınarla böyle tüketmeyi seviyoruz. Çayın yanına çok güzel oluyor. İsterseniz patlamış mısırları bir fırın tepsisine yayıp üzerine kaşar+toz biber karışımı dökebilirsiniz. Fırında kaşar eriyince güzel bir mısır cipsi oluyor. Biz Çınarla bu şekilde yiyemiyoruz. Çünkü oğlum peynir yemiyor. Değişik bir tarif ama. Kaşara patlamış mısırı sarmak güzel oluyor.
Afiyet olsun :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









